10 Ekim 2015 Cumartesi

2 yaş sendromu 1 yaşında başlar..!


2 yaş sendromu 1 yaşında başlar



Merhaba 2 yaş sendromu ! Merhaba istediği olmayınca kendinden geçen bebekler ! Merhaba çılgına dönen anneler !
 Hamileyken hep okurdum kitaplarda yada internette bu sendromla nasıl başa çıkılacağını. Benim bebeğimde olmaz biz sakin bir aileyiz ben olumlu sakin bir anneyim ! derdim bende hep ! Malesef evdeki hesap çarşıya uymuyor. Ben ne kadar sakin olduğumu düşünsem de bazen benimde atıyor şartellerim.
 Aslında şu sıralar başladık birbirimizi yemeye. Sinirinin sebebi istediğinin olmaması mı yalnız bir bebek olması mı benim çok üstüne titremem mi diye düşünürken aslında bu 2 yaş sendromunun belirtileriymiş.
 Bildiğiniz gibi bu sendrom bebeğimizin benlik kazanmasıyla başlıyor. Yani 18 aydan itibaren denilse de 15 aydan hatta 1 yaşından itibarende başlayabilirmiş meğer. Bu sıralar oğlumda da bir çok belirtileri var. Bunlar neler mi ? Mesela elindeki birşeyi aldığımda yumruklarını sıkıp kendini kasıp ağlaması ya da kafasını yerlere vurması istediğini vermediğimde veya onun o anki beklentisi anlamadığımda. (dizlerini yere vura vura sürünüp ağlayıp gitmesi henüz yürümediği için dizlerini vuruyor şuan :) saçlarını yolması vs..
Evet henüz keşfetme dönemindeyken benlik kazandığı süreçteyken onun eline aldığı şeyleri çekip almak benim hatam biliyorum. Ama hep mi tehlikeli şeyleri bulur bi çocuk diyorum bazen. Annelik içgüdüsü işte onun aldığı örneğin bir pipetse ya ağzına batırırsa ya üstüne düşer gözüne batarsa ya damağını kanatırsa ya yüzünü çizerse ya öyle ya böyle.. Saymakla bitmiyorki o an ki endişelerim kurgularım. Takıntılı bir insan değilim ama genelde neyi endişeyle versem eline kesin bu kurgularımdan birini yaşıyorum napıyım.
Bu dönem zor bir süreç bunu yaşayarak anlamaya başladım evet. Ve bu dönemde sabırlı olmaktan başka çaremiz yok. Eline birşey mi aldı onu almadan dikkatini çekecek tehlikeli olmayan başka bir şeye yöneltiyorum hemen. Ve hoop elindekini bırakıyor. Yüksek bi yere mi çıktı kucağıma alıp zorla indirmek yerine tatlı bi dille gel oğlum mutfaga gidelim diyorum mesela ve hoop atlıyor kucağıma. Bütün anneler gibi benimde hatalarım oluyor illa ki insanız. Hatasız bir anne pedagogta olsa psikologta olsa olmadığını düşünüyorum. Çünki siz ne kadar eğitim alırsanız alın çocuğunuz sizin aldığınız eğitimlere göre doğmuyor malesef. Sizin istediğiniz yönde gelişmiyor herşey. Bu dönemde çok çok araştırma yapıyorum. Mesela bir pedagoğun taktiğiyle yetinmeyip 2 3 pedagoğunda bu konuda fikirlerini okuyorum. Hatta uzman olması şart değil blogger annelerinde deneyimlerini okuyorum sık sık. Keza belki benim bilmediğim yanlış yaptığım gözden kaçırdığım bir nokta vardır diye düşünüyorum her zaman. Bazen günlerce düşündüğüm ne yapacağımı bilemediğim bir dönemle başa çıkmaya çalışıyorum bir şekilde. Oğlumuda anlayabiliyorum. O şuan tehlikenin ne olduğunu annesinin neden herşeye hayır dediğini anlamakta zorlanıyor çünki şuan onun dünyası çok farklı. Herşey onda merak uyandıyor dokunmak tanımak istiyor. Kendi kendine bi yerlere çıkmak açmak istiyor. Bunlara izin veriyorum tabiki bazen hatta düşeceğini bile bile göz yumuyorum tam düşecekken tutuyorum mesela. Kendininde bir birey olduğunu öğreniyor yavaş yavaş. Biz başka şeylere dalınca hemen yanımızda beliriyor yada perdenin arkasına koltuğun arasına saklanıp, yalandan öksürüp dikkati kendi üzerine çekmeye çalışıyor. Bende burdayım demek istiyor benimlede ilgilenin ! Ki ben akşama kadar bütün işimi bırakıp onunla ilgilenen bir anneyim. Oturup onunla oynayan şarkılar söyleyen hatta bazen evdeki eşyaları tanıması için evin her köşesini gezdirerek merak ettiği şeylere dokunmasını sağlayan bir anneyim. Yinede oluyor benimde kendimle ilgilenmeye yada ev işiyle ilgilenmeye ayırdığım zamanlarım. Ve oğlum işte o zamanlarda sanki daha çok ihtiyaç duyuyor bana. Bu da beni bazen kızdırsa da genelde gönlünü edip işime bakıyorum çoğu zaman. Diyorum yaa çok zor bir süreç bu. Çünki yapılan bir hata onun bu sendromu huy haline getirmesine yol açabilir. Ya da yapılan güzel bir davranış bu sendromu kolay atlatmasını sağlayabilir.
Biraz içimi dökmeye açılmış bir yazı gibi olsa da sizlere de faydamın dokunmasını sizlerin de yalnız olmadığınızı anlamanızı, sizin bebeğiniz gibi bebeklerin var olduğunu,aslında bu sendromun her bebeğin başına belirli dönemlerde gelebileceğini anlatmaya çalışarak, sizide bi nebze rahatlatabildiysem ne ala...
Ben biraz titiz ve tedirgin bir anneyim galiba. Bu dönemin onun kişiliğini etkilemesinden korkuyorum. Ve bu dönemde ona hayır demeyi bir süreliğine rafa kaldırıyorum ! Bırakın ellesin dokunsun merakını gidersin koşsun düşsün.. İçimiz rahat etmese de buna mecburuz anne olarak.. Birde yaşıtlarıyla zaman geçirme dönemindeyiz. Ve oğlumun hiç yaşıtı yok etrafımızda. Tek arkadaşı annesi. Tam yaşıtlarıyla bir araya gelme oyun oynama dönemindeyken eve kapanmak sürekli annesiyle vakit geçirmek onun da sıkılmadığı anlamına gelmiyor tabi. Ve sıkıldıkça kurdalıyor sıkıldıkça yeni şeyler keşfetmek istiyor. Eğer sizin imkanınız varsa mutlaka yaşıtlarıyla bir araya gelmesini sağlayın. Ben yaşıtı olmadığı için arada parka götürüyorum evde oyunlar oynatıyorum ama yinede bir çocuğa bir çocuktan başka oyun arkadaşı olabilecek kimsenin olmadığını düşünüyorum. Çünki ikiside aynı düşünceleri aynı duyguları paylaşıyor..
 Ve sonuç olarak sizleri de azıcık rahatlatabildiysem biraz ışık tutabildiysem bazı noktalara çok mutlu olurum. Ve şunuda unutmayalım ki her çocuğun en başta ihtiyacı olan şey sevgidir şefkattir. Lütfen onlara karşı hep şefkatli olalım ! Sevgiler...