26 Kasım 2015 Perşembe

Bırak dağınık kalsın !




Bırak dağınık kalsın evin... Gelen misafirleri oyuncakların arasında ağırla. Bırak dağınık desinler arkandan. Çocuğun uyuduğunda evi toparlama. Kendine ayır o vakti.. kendine ayır ki o uyanınca daha pozitif ol daha çok enerjin kalsın ona.. düşünme kim ne derse desin.. sen sadece çocuğuna ayır zamanını.. istesende gelecekte seninle oturup oynamayacak nasılsa.. İstesende her saat senden ilgi beklemeyecek. Kıymetini bil her anının. Tadını çıkarmaya bak. Koltukta değilde hep yerde otur ne olacak ? Onun yanında ol sürekli oyun oyna neyin eksilecek ? Mutlu olması yetmezmi sana.. asıl huzur değilmidir çocuğunun gülüşü.. Boşver arkandan istediklerini desinler. Sen sadece iyi bir anne olmaya çabala. .iyi bir temizlikçi zaten çok var. Elinde sürekli süpürge toz bezi ile gezen annenin çocuğu olmak nedir iyi bilirim ben. Evine çok titiz annenin çocuğu hep ilgisizdir bana göre. O saatlerce sildiğin camı 5 dakika sonra yağmur kirletiyorsa bence otur o zamanı çocuğuna ayır ki oda seninle oynamaya hasret kalmasın. Gerektiği zaman yaparsın işlerini. Benim oğlum kıymetli oğluma titiz anneyim ben. O düşmesin canı yanmasın diye üstüne titrerim evet. Ay bırak düşe kalka büyür bizde öyle büyüdük diyenler sizin anneleriniz rahatsa banane.. benim oğlum ağladığında içim parçalanır kendime kızarım hep. Çünki ağlamak için çok erken, çünki ilerde çok ağlatacak onu hayat. Şimdiden başlamasın ağlamaya. Çocukluğunu hep mutlu yaşasın mutlu hatırlasın isterim ben. O bana Allahın emaneti.. Emanet eşyaya bile gözüm gibi bakarım ben. Bu yüzden oğlumuda gerekirse pamuklara sararım. Kimsenin ne önerisine ne eleştirisine bakmam. Ben doğurdum onu. Ben çektim bütün sıkıntısını acısını. Tabiki üstüne titrerim, sakınırım. Sakınan göze çöp batar derler şimdide. O zaman siz sakınmayın atın camdan aşağı nasıl olsa düşe kalka büyümedik mi .. Ben sadece tedbirimi alıyorum. Çünki hayat keşke demek için çok kısa.... Sevgiler.  

Geciken yürüme hikayemiz




Bir annenin en büyük mutluluklarından biridir bebeğinin ilk adımları.. O ilk heyecan anlatılamaz bir duygudur. 1 yaşından itibaren oğlumun ne zaman yürüyeceğini düşünüp durdum bende her anne gibi. Çok hızlı sürünen bir bebek olduğu için bu süre bizim için çok uzun oldu. Ve nihayet 15. Ayda attı ilk adımlarını. İlk adımları atmakla hemen yürümüş sayılmadı tabiki. Biz bırakınca atıyor ama sonra yine hep sürünüyordu. Peki geç yürüme nedenleri nedir ? Oğlum da neler yaşadık bunları sizlerle paylaşmak sizinde geç yürüyen bebekleriniz varsa biraz olsun içinizi rahatlatmak isterim. Ben oğlumun yürümesi için sürekli elinden tutup gezdirmedim mesela. Bu bizim için ilk yanlıştı. 1 yaşından önce onu yürümeye teşvik etseydik eğer daha önce yürürdü buna eminim ! Sürünmesi onun için daha kolaydı. Her yere sürünerek ulaşıyordu. Bu sebepten yürümeye meyili pek olmadı. Öncelikle bebeğinizi 10. aydan itibaren ellerinden tutarak sürekli yürütün. Dışarda evde yürüme alıştırma yapın. Eğer henüz sürünmediyse sürünmesine yardımcı olmayın. Ki direk yürüsün. Ben sürekli sürünmeyi öğretmeye çabaladım önce. Sürününce yürümek istemeyeceğini geç anladım. Birde yürüteç aldık ama binmek istemedi. 10 dakika da olsa bindirmek istedim. Ama sevmedi. Bunun yerine keşke araba şeklinde olan yürüme yardımcılarını tercih etseydim diyorum. Koltuklardan tutunarak gitmesine de izin verin. Onu cesaretlendirin. Biz hep düşecek korkusuyla yaklaştık en başta tutunarak yürürken. Siz sakin kalın ki oda korkmasın. Elinize birşey alıp karşısına geçerek gel diyin. Bir yandan da kolunuzu açıp onun gelmesine destek olun. Bunu da ben malesef geç yaptım. Ve şu önemli gerçeği unutmayın ki kilo ve boy olarak ileri olan çocuklar geç yürür. (Ayrıca erkeklerde) Oğlumun kilosu ve boyu çok iyi. Buda onun için dezavantaj oldu. İlk adımlarını gördüğünüzde bağırmayın yada alkışlamayın. Hiç bir tepki vermeyin ki ürkmesin. Yürümeye çalışırken düştüğünde amann ayy gibi tepkiler de vermeyin. Korkup bir daha denemeye çalışmıyorlar çünki. Oğlum 15 aylıkken ilk adımlarını attı. Ve tam bir ay sonra hiç beklemediğim bir anda koltuktan elini bırakıp bana doğru yürümeye başladı. Sonra defalarca yaptı aynı şeyi. Hiç bir tepki vermedim. Heyecanlandım mutlu oldum ama ona yansıtmadım. Ver ertesi gün adeta koşar adımlarla evin içinde turlamaya başladı. Evet, bizim yürüme hikayemiz geç oldu güç oldu ama oldu. Sizlerde aynı hatalara düşmeyin diye anlatmak istedim. Umarım benim gibi kafaya takan annelerin içlerini ferahlatır bu yazım. Unutmayın bir sorun olmadığı sürece er yada geç yürüyorlar siz yeter ki ona yardımcı olun ve sabredin... Sevgiler..

10 Kasım 2015 Salı

Annelere Kitap Önerisi




Çok gezenmi bilir çok okuyanmı demişler.. Benim bu soruya yanıtım çok okuyandır.. Çünki okurken de gezebilir insan aynı zamanda. Bir roman kahramanıyla bilmediği diyarları dolaşıp bilmediği yerleri betimler hayal dünyasında. Nitekim her okuduğum kitapta bunu yaşıyorum bende. Ve sizlere ara sıra kitap önerisinde de bulunmak istiyorum nacizane fikirlerimle birlikte. Dün iki saat içinde başlayıp bitirdiğim bir kitaptan bahsetmek istiyorum. İsmi "Oyuncu anne". Yazarı Şermin Çarkacı.  Evet evet, o sosyal medyayı sallayan oyuncu anneden bahsediyorum..! Kitapta 3 çocuğuyla muhteşem oyunlara imza atan bir annenin maceraları yazıyor. Bizlere çocukta oyunun önemini kolay ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Öyle ki hemen kalkıp oğlumla oynamak istediğim oyunlar oldu. Ama henüz küçük olması nedeniyle bunu yapamadım şimdilik.  Aslında çocukların oyuna ne kadar aç oldukları günün 24 saatini oyunla geçirseler bile doymayacaklarını anladım bu kitapta. Onlarla oyun oynamanın onlara verdiği huzuru mutluluğu ilerde gülümseyerek hatırlayacaklarını anladım. Çocukluğun kısa bir dönemden ibaret olduğunu bu dönemde ne kadar çok anı biriktirirsek, ilerde daha az pişmanlık duyacağımı anladım. O, üç çocukla ve çalışarak, belki bizlerin aklına gelmeyen oyunları kurabiliyorsa benimde bir yerden ve geç olmadan başlamam gerektiğini anladım. Kısacası sizi ilk elinize aldığınız andan itibaren kapağıyla,içerisindeki resimleriyle ve hatta kokusuyla büyüleyen bir kitap! Mutlaka her annenin okuması gereken bir kitap.. Kitaplar hep hayatımızda olmalı ki çocuklarımızda teknolojiyle değil kitaplarla öğrensinler bazı gerçekleri.. Sözlerimi kitaptan bir alıntıyla sonlandırmak istiyorum. Aslında su gibidir çocuklar.. tertemiz,berrak,akıcı,yağmur gibi.. çocuklarına baktıkça annelerin gözleri bu yüzden dolar. Üzerimize yağın çocuklar,sizinle ıslanmayacaksak büyümenin ne anlamı var...?! Sevgiler..

6 Kasım 2015 Cuma

Denenmiş bebek yemekleri

Ahh bu Çınara ne yedireceğim telaşım yok mu, akşama ne pişirsem sorusu kadar yoruyor beni. Tabiki her anne gibi araştırıp farklı tarifler yapmaya çalışıyorum bende. Bazen yaksamda bazen tutturamasam da bende elimden geleni yapıyorum kendimce :) Aşçı olmadığımız sürece, her yemeği becerebilme kabiliyetine sahip olamayabiliyoruz malesef. Zaman zaman aksilikler yaşıyoruz. Sizde bu aksilikleri yaşamayın diye ben düşünceli anne :) size yaptığım tarifleri vermek istiyorum. umarım yavrularda beğenir sizede fikir olur birazda ;)
 İrmik Çorbası
1 kaşık terayağı yada zaytinyağı 1 kaşık tam buğday unu 1 kaşık irmik 2 bardak su 1 çay kaşığı salça 1 çay kaşığı nane (varsa)buğday ruşeymini bir tatlı kaşığı unu yağda kavurun. sonra irmiği koyun suyunu ekleyin. salçasını nanesini ekleyin ;) Tavuk suyuna bulgur çorbası yarım çay bardağı orta bulgur 2 bardak tavuk suyu ( göz kararı koyuyorum ama ayarlayabilirsiniz) bir küçük domates rendesi bir küçük soğan bi diş sarımsak bir çay kaşığı nane bir çay kaşığı kimyon tereyağı yada sıvıyağ yağı tavada eritelim. üzerine soğanı koyup çok yanmamasına dikkat edelim. üzerine domates, rendesini bulguru sarımsağı koyup, tavuk suyunu ekleyelim. Nane ve kimyonu da üzerine atalım ;)
Bal kabağı çorbası
 1 küçük boy soğan 7-8 dilim kabak 2,5 su bardağı süt 2 ymk kaşığı tam buğday unu biraz sıvıyağ 2 yemek kaşığı tereyağı bir tutam tuz sıcak su sıvıyağında soğanı çok öldürmeden kavuruyoruz. sonra küçük küçük doğranan kabaklarıda ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Başka bir tencerede de tereyağında unu kavuruyoruz. Kokusu çıkınca sütümüzü ekliyoruz. Koyulaşınca diğer karışıma katıyoruz.(topaklanırsak sorun değil ) az tuzunu atıyoruz. Blendırla püre şekline getiriyoruz. kıvamını da sıcak suyla açabilirsiniz. son olarak bir taşım daha kaynatıyoruz. ;)
Sebze çorbası
 5-6 dal brokoli bir küçük kabak bir küçük patates bir orta soğan bir kaç diş sarımsak bir yemek kaşığı irmik bir yemek kaşığı buğday ruşeymini bir tatlı kaşığı salça 1 yemek kaşığı tereyağ 1 tatlı kaşığı sıvıyağ Önce brokoli kabak patates minik minik dilimlenip üstünü aşan bir suda kaynatıyoruz. Blendır yardımıyla ezip çorba haline getirip üzerine tereyağ ve sıvıyağ da çok az kavurduğumuz salça ve soğanı döküyoruz. İrmiğini buğday ruşeyminini sarımsağını atıp kaynatıyoruz ;)
 Kabak yemeği
3 4 kabak dereotu 1 çay kaş. nane 1 tatlı kaşığı salça 2 yemek kaşığı irmik yada ince bulgur 1 yemek kaşığı buğday ruşeymini tereyağı ve sıvıyağ 1 orta soğan soğanı yağda kavuruyoruz (az miktarda çok yanarsa vitamini ölüyor) üzerine salçasını koyuyoruz.Küçük küçük doğradığımız kabakları koyuyoruz. Biraz kavuruyoruz. Suyunu aşacak kadar koyuyoruz. Üzerine bulgur yada irmik ruşeym varsa ve nanesini koyup pişmeye bırakıyoruz. (bir tutamda az da tuz atabilirsiniz) ;)
 Patates yemeği
 4-5 küçük patates 1 orta boy soğan 1 ezilmiş domates (salça koymuyoruz) 1 yemek kaşığı bulgur 1 yemek kaşığı tereyağ 1 tatlı kaşığı sıvıyağ soğanı yağda kavurup üzerine domates rendesini küçük doğranmış patatesi koyup suyunu ekliyoruz. Üzerine bulgur ekleyip patatesler yumuşayınca kadar pişiriyoruz. :)
 Tavuk suyuna maydanozlu çorba
 2 adet domates püresi 2 yemek kaşığı tel şehriye 2 bardak tavuk suyu bir tutam maydanoz bir tutam tuz tavuk suyuna tuzu katıp kaynatın. Kaynayan suyun içine domates püresini ve şehriyeleri atıp 10 dakika daha kaynatın. Maydanozları da kapatmaya yakın koyun. ;)
Et suyuna sebze püresi
 1 adet havuç 1 adet kereviz 4-5 çiçek karnabahar 1 yemek kaşığı tereyağı 1 su bardağı et suyu 1 adet soğan bir tutam tuz tencerede tereyağını eritin. Üzerine ince doğranmış soğanı ekleyin. Soğanın içine doğranmış sebzeleride ekleyip karıştırın. Bir bardak et suyunu ilave edin. Sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Piştikten sonra blendır ile püre haline getirin ;)
Cevizli mercimek çorbası
1 adet soğan 1 çorba kaşığı tereyağı 1 çay bardağı kırmızı mercimek 1/2 çay bardağı pirinç 2 adet domates 4-5 ceviz içi 4 su bardağı sıcak su nane bir tutam tuz Tereyağını eritin. İnce kıyılmış soğanı ekleyip kavurun. Domates rendesini,mercimeği, naneyi ve pirinci ekleyin. Yağda bir iki kez karıştırın. Karışıma sıcak suyu ekleyip 10 dakika kaynatın. Mercimekler yumuşayınca ceviz içini ekleyin. 5 dakika daha pişirip bilendır ile karıştırın. ;)
tabiki oğluma yaptığım daha çok çorba ve yemek var. Tarhana, yayla çorbası, şehriye çorbası bunları her anne bildiği için yazmak istemedim. Aralarında en vitaminli olanları yazmak istedim. Hepsi denenmiştir sizde gönül rahatlığıyla yapabilirsiniz ;) Afiyet bal olsun bebişlerinize.. sevgiler.