9 Şubat 2016 Salı

küçük şehirde yaşayan çocuklar


Küçük şehirde yaşamanın zorluklarından birisi de imkanların kısıtlı olmasıdır. Bu sebeptendir ki küçük şehirde yaşayan çocuklar, hırçın olur hiperaktif olur. Çocuk anneyle sıkıştığı evde, artık keşfedecek birşeyi kalmadığında sıkılır, asabileşir. Derdini vurarak kırarak dışa vurur. Peki bunun sorumlusu biz anneler mi ? Hayır ! Çocuğa yeterli oyun imkanını, mecburen bulamıyor ve oyuncaklara sarılarak çare arıyoruz. Eğitici oyunlar, eğitici oyuncakları bulup ona en iyisini almaya çalışıyoruz. Oysa çocuğun ihtiyacı olan tek şey kendi dilinden anlayan kendi yaşlarında oyun arkadaşlarıdır. Biz ne kadar onunla oturup oyunlar oynasakta, kaliteli zaman geçirmeye çalışsakta, çocuk, başka bir çocukla bir arada eğlendiği kadar, bizlerle eğlenemiyor ve öğrenemiyor malesef. Büyük şehirlerdeki, bebek gelişim kursları, bebek müzik eğitimleri, bebek oyun grupları ravet görürken, küçük şehirlerdeki çocuklar bunları tanımadan, yaşamadan büyüyorlar ne yazık ki ! Çocuğun sosyalleşmesi, kendine olan güveninin gelişmesi, yaşıtlarıyla yada yaşına yakın çocuklarla bir araya gelmesiyle de sağlanıyor. Örneğin, kendisi henüz yürümemiş bir yaşını geçmiş bir çocuk, yürüyen çocukları görünce kendine olan güveni artıyor, onlara bakarak kendindeki eksiklikleri tamamlamaya çalışıyor. Dolayısıyla gerek oyun grupları, gerek müzik eğitim merkezleri çocukların gelişiminde önemli rol oynuyor. Nitekim müzikte, çocuğun ruhunun gıdasıdır, onun gelişiminde çok önemlidir. Yani, büyük şehirdeki çocuklar küçük şehirdekilere göre +1 ile hayata başlıyor, bu sebeple. Tabiki çocuklar kadar anneler içinde bu tür mekanlar çok gerekli. Evde sıkılan annelerinde sosyalleşmesi, yeni arkadaşlar edinmesi açısından bulunmaz nimet. Peki ya küçük şehirlerde anneler neler yapıyor? Mecburen büyük çoğunluğunu dört duvar arasında geçiriyor zamanının ! Hele de bizim gibi kışları uzun süren yerlerde yaşıyorlarsa, evden çıkmak zorunlu olmadıkça gereksiz hale geliyor. Mesela biz oğlumla genelde evdeyiz şu aralar. Çeşitli oyunlarla etkinliklerle günümüzü verimli hale getirmeye çalışıyoruz. Elbette o da ben de sıkılıyoruz. Eve bir yabancı gelse sevinçten çıldırıyor. Özellikle de çocuk olunca ! Dışarıya haftada en az bir kere çıkıyoruz mevsimden dolayı. Onda da, içerisinde oyun parkı ve bolca çocuk bulunan mekanları tercih ediyoruz. En azından bir kaç saatliğine de olsa, oğlum çocuklarla vakit geçiriyor ve eğleniyor. Havanın iyi olduğu günlerde parka bahçeye çıkıp, hem temiz hava alıp hemde geziyoruz. Ve işte biz küçük şehirdeki annelerin tüm imkanları bu şekilde. Bizler de çocuklarımızın daha çok oyunlarla, yaşıtlarıyla bir arada olmalarını istiyoruz. Fakat bu imkanlar hep büyük şehirlere sağlanıyor. Ve sonuç olarak, bizimde çocuklarımızın diğerleri kadar çocuk olduğunu ve her çocuğunda bu imkanlara sahip olması gerektiğini söylemek istiyorum. Umarım ve dilerim bir an önce olur...!